Sigorta Tatbikatçıları Derneği tarafından düzenlenen 18. Uluslararası İstanbul Sigortacılık Konferansı, sektör temsilcilerinin katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. Eureko Sigorta Konferans Salonu’ndaki organizasyonda, küresel iklim krizinin finans ve sigorta sektörüne etkileri, yapay zeka destekli risk yönetimi ve iklim değişikliğine dayanıklı şehir tasarımları ele alındı.
Konferansın açılışında konuşan Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, iklim değişikliği ve değişen risk parametrelerinin sigortacılık sektörünün çalışma alanlarını genişlettiğini ifade etti. Teknoloji ve veri analitiğindeki gelişmeler sayesinde risklerin daha etkin ölçülebildiğini belirten Yaşar, sigorta sektörünün iklim değişikliğine uyum ve dayanıklılık konusunda daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Yaşar, iklim, afetler, jeopolitik gelişmeler, siber riskler, finansal riskler, mobilite ve teknoloji gibi alanlarda risklerin giderek arttığını ve birbirleriyle bağlantılı hale geldiğini dile getirdi.
Sigortacılığın yalnızca hasar gerçekleştikten sonra tazminat ödeyen bir sektör olmaktan çıktığını belirten Yaşar, sektörün riski önceden gören, ölçen, azaltan ve dayanıklılığı güçlendiren bir yapıya dönüştüğünü kaydetti.
Prim üretimi 1 trilyon liraya yaklaştı
Türkiye sigorta sektörünün finansal büyüklüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yaşar, 2024 yılında 838 milyar lira olan prim üretiminin 2025'te 1,2 trilyon liraya ulaştığını belirtti. Bu dönemde sektörün yüzde 46 büyüdüğünü ifade eden Yaşar, 2026 yılının ağustos ayı itibarıyla toplam prim üretiminin 1 trilyon liraya yaklaştığını söyledi.
Yaşar, sektörün büyüklüğündeki artışın önemli olduğunu ancak temel hedefin yalnızca prim üretimini yükseltmek olmadığını vurguladı.
“Asıl hedefimiz prim üretimini artırmak değil, Türkiye’nin koruma açığını azaltmak” diyen Yaşar, Türkiye Sigorta Birliği, sektör temsilcileri ve paydaşların çalışmalarında bu hedefe odaklandığını belirtti.
Sigorta sektörü ekonomiye uzun vadeli kaynak sağlıyor
Yaşar, sigorta sektörünün yalnızca risk transferi sağlayan bir yapı olmadığını, aynı zamanda uzun vadeli tasarrufların ve yatırımların finansmanında önemli bir işlev üstlendiğini ifade etti.
Sektörün yaklaşık 3,6 trilyon liralık uzun vadeli kaynak sağladığını belirten Yaşar, sigorta şirketlerinin oluşturduğu fonların finansal derinliğe katkı sunduğunu söyledi. Bu kaynakların yatırımların önünü açtığını ve ekonomik istikrara katkı sağladığını kaydetti.
Sigortacılığın risk gerçekleştikten sonra ortaya çıkan zararları tazmin etmenin ötesine geçtiğini belirten Yaşar, primlerden oluşturulan fonların ekonomik sistem içerisinde uzun vadeli kaynak oluşturduğuna işaret etti.
Sigorta penetrasyonunda OECD hedefi
Sigorta Tatbikatçıları Derneği Başkanı Fahri Altıngöz de konferansın 18 yıldır düzenlendiğini belirterek, organizasyonda Türkiye ve küresel piyasalardan sigorta ve reasürans şirketleri, brokerlar ve sektör paydaşlarının bir araya geldiğini söyledi.
Altıngöz, Türkiye’de sigorta sektörünün büyüme eğiliminde olduğunu ancak sigorta penetrasyonunun OECD ortalamasının altında kaldığını ifade etti. Türkiye’de yaklaşık yüzde 2,7 seviyesinde bulunan sigorta penetrasyonunun OECD ülkeleri ortalamasına yaklaşması gerektiğini belirten Altıngöz, bunun daha yüksek prim üretimi anlamına geleceğini söyledi.
Sigortalılık oranının artırılması gerektiğine dikkat çeken Altıngöz, zorunlu otomobil sigortalarında dahi tam kapsama ulaşılamadığını, kasko ve zorunlu deprem sigortasında da önemli bir sigortalılık açığı bulunduğunu ifade etti.
Afet risklerinde sigortanın rolü artıyor
Altıngöz, sigortalılık oranındaki açıkların azaltılması halinde olası afetlerin kamu üzerindeki mali yükünün de hafifletilebileceğini belirtti. Risklerin küresel reasürans piyasasıyla paylaşılmasının da ekonomik açıdan önem taşıdığını söyledi.
İklim değişikliği, siber riskler ve katastrofik risklerin çeşitlenerek arttığını belirten Altıngöz, konferansta bu risklere yönelik yeni sigorta ürünlerinin ve uluslararası uygulamaların değerlendirildiğini aktardı.
Konferansta ayrıca iklim değişikliğine karşı dayanıklı şehirlerin oluşturulması, yapay zekanın risk yönetiminde kullanılması ve küresel risklerin sigorta sektörü üzerindeki etkileri de ele alındı.
0 Yorum
Henüz onaylı yorum yok.