İlim Yayma Cemiyeti’nin 75’inci Yıl Buluşması, İstanbul Kongre Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla gerçekleştirildi.
Programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İstanbul Valisi Davut Gül, cemiyet mensupları ve çok sayıda davetli katıldı.
Mehter gösterisi ve tasavvuf müziği konseriyle başlayan programda Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı ve cemiyetin 75 yıllık faaliyetlerini anlatan tanıtım filmi gösterildi. Programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve İlim Yayma Cemiyeti Genel Başkanı Yusuf Tülün konuşma yaptı.
“İlim Yayma’nın kuruluş felsefesi, Türkiye’nin var olma felsefesidir”
Konuşmasında cemiyetin 75 yıllık geçmişine değinen Erdoğan, İlim Yayma Cemiyeti’nin Türkiye’nin eğitim ve sivil toplum hayatında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Cemiyetin 1951 yılında kurulmasına rağmen tarihinin Türkiye’nin tarihiyle iç içe olduğunu belirten Erdoğan, kuruluş felsefesinin ülkenin var olma anlayışını yansıttığını ifade etti.
Cemiyetin kurucularının eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmeyi hedeflediğini kaydeden Erdoğan, bu isimlerin Türkiye’nin geleceğini donanımlı, cesur ve özgüvenli bir gençliğe emanet etmek için çalıştığını dile getirdi.
İmam hatip liselerinin açılmasına katkı sağladı
İlim Yayma Cemiyeti’nin eğitim alanındaki çalışmalarına değinen Erdoğan, cemiyetin imam hatip liselerinin yeniden açılması sürecinde önemli rol üstlendiğini söyledi.
Cemiyetin kuruluşundan kısa süre sonra, 17 Ekim 1951’de Türkiye’nin ilk imam hatip okulunun açılmasına öncülük ettiğini belirten Erdoğan, sonraki yıllarda yüzün üzerinde imam hatip lisesinin yapımına katkı sağlandığını ifade etti.
Cemiyetin öğrencilere burs ve barınma desteği de sunduğunu belirten Erdoğan, Anadolu’dan İstanbul’a gelen çok sayıda öğrencinin bu hizmetlerden yararlandığını kaydetti.
192 şube, 153 yurt ve 122 eğitim merkezi
Cemiyetin bugün ulaştığı büyüklüğe ilişkin bilgi veren Erdoğan, İlim Yayma Cemiyeti’nin 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi.
Temel eğitimden yükseköğretime, öğrencilik döneminden akademik hayata kadar uzanan kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü belirten Erdoğan, cemiyetin okullar, yurtlar, burslar ve eğitim merkezleri aracılığıyla gençlerin yetişmesine katkı sunduğunu ifade etti.
Erdoğan, cemiyetin geçmişteki hizmetlerini sürdürürken değişen dünyanın ihtiyaçlarına göre kendisini yenilemesi ve daha fazla gence ulaşması gerektiğini de vurguladı.
“Tekno-oligarklar geleceğimizi kendi çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istiyor”
Konuşmasının önemli bölümünü teknoloji ve yapay zekânın toplumsal etkilerine ayıran Erdoğan, teknolojik gelişmelerin hayatı köklü biçimde değiştirdiğini söyledi.
Erdoğan, kendilerini diğer insanlardan üstün gören ve teknoloji üzerinden küresel ölçekte güç elde eden çevreleri “tekno-oligarklar” olarak nitelendirerek bu kesimlerin yalnızca bugünü değil, geleceği de kendi anlayışları ve çıkarları doğrultusunda şekillendirmek istediğini savundu.
Bu çevrelerin özellikle gençleri hedef aldığını ifade eden Erdoğan, son günlerde okullarda yaşanan olayların bu zihniyetin oluşturabileceği tehditleri gösterdiğini dile getirdi.
Erdoğan, ırkçılığı körükleyen, haz odaklı yaşam anlayışını teşvik eden ve sınır tanımayan yaklaşımlara karşı gençlerin korunmasının önemine dikkat çekti.
“En büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacaktır”
Teknolojinin insanı, doğayı ve uzayı metalaştıran bir anlayışla kullanılmasına karşı insan merkezli bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
“Tekno-oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü, hatta ve hatta uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacaktır. Elbette İlim Yayma gençliği olacaktır.”
Erdoğan, teknolojiyi insan merkezli kullanan ve geliştiren bir gençliğin yetiştirilmesinin ortak hedef olması gerektiğini söyledi. Gençlerin daha çok okuyan, düşünen ve üreten bireyler olarak yetişmesinin yanı sıra vicdanlarını, insanlıklarını ve milli-manevi değerlerini korumalarının da önem taşıdığını ifade etti.
“Köklerimizden kopmadan yenilenmeliyiz”
Gençlerin çağın imkânlarından yararlanırken kendi kimliklerini ve medeniyet değerlerini korumaları gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy’un “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı, asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı” dizelerini hatırlattı.
Erdoğan, temel hedefin köklerden kopmadan yenilenmek, kimliği kaybetmeden ilerlemek ve medeniyet değerlerine sırt çevirmeden çağın imkânlarını değerlendirmek olduğunu belirtti.
İlim Yayma ailesinin bu doğrultuda önemli bir sorumluluk üstlendiğini kaydeden Erdoğan, gençlerin bilim, teknoloji, kültür ve sanat alanlarında üretken bireyler olarak yetişmesine katkı sunulması gerektiğini dile getirdi.
“İlim, peygamberlerin mirasıdır”
Konuşmasında ilmin önemine de değinen Erdoğan, İslam geleneğinde ilim öğrenmenin ve öğretmenin değerini vurguladı.
İlim öğrenen ve bilgiyi yayan kişilerin önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Erdoğan, cemiyet mensuplarının gençleri bilgi ve hikmetle donatarak ülkenin geleceğine katkı sunduğunu ifade etti.
Erdoğan, İlim Yayma Cemiyeti’nin yeni nesillere eğitim, bilim ve değerler alanında rehberlik etmeyi sürdürmesi gerektiğini söyledi.
“Bu emaneti daha yükseklere taşıyacağız”
Konuşmasının sonunda cemiyetin 75 yıllık birikiminin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirten Erdoğan, eğitim çalışmalarını engellemeye çalışanların geçmişte olduğu gibi gelecekte de bulunabileceğini ifade etti.
Bu girişimlere fırsat vermeyeceklerini söyleyen Erdoğan, cemiyetin kurucularından gönüllülerine, hocalarından hayırseverlerine kadar emeği geçen herkese teşekkür etti.
Erdoğan, İlim Yayma Cemiyeti’nin eğitim ve gençlik alanındaki çalışmalarının devam edeceğini belirterek konuşmasını tamamladı.
0 Yorum
Henüz onaylı yorum yok.