“Güllü” adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut, 26 Eylül 2025’te Yalova’nın Çınarcık ilçesinde bulunan 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirdi. Ölümün ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma yaklaşık 11 ay sonra tamamlandı.
Hazırlanan iddianamede Gül Tut’un kızı Tuğyan Ülkem Gülter bir numaralı sanık, olay sırasında evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu ise ikinci sanık olarak yer aldı. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte sanıkların yargılanmasının önü açıldı.

Kızı için ağırlaştırılmış müebbet istendi
Savcılık, tutuklu Tuğyan Ülkem Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.
Sultan Nur Ulu hakkında ise soruşturmanın farklı aşamalarında değişen ifadeleri nedeniyle “yalan tanıklık” suçundan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.
Güllü 18,17 metre yükseklikten düştü
İddianamede Gül Tut’un, kızı Tuğyan Ülkem Gülter’e ait odanın penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düştüğü belirtildi.
Adli incelemelerde sanatçının kafatası ve omur kırıkları ile çok sayıda iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiği kaydedildi. Toksikoloji incelemesinde Gül Tut’un kanında 3,53 promil alkol tespit edildiği, kullanılan ilaçların ise toksik seviyede olmadığı belirtildi.
İddianamede “Malkata” detayı
Savcılığın değerlendirmesine göre olay gecesi Güllü’nün sevdiği “Malkata” isimli Roman havası açıldı. İddianamede, müziği duyan Gül Tut’un kızının odasına geldiği ve bir süre müziğe eşlik ettiği belirtildi.
Savcılık, söz konusu şarkının Gül Tut’u olayın gerçekleştiği odaya getirmek amacıyla açıldığı ve bunun planlanan eylemin bir parçası olduğu değerlendirmesine yer verdi.
“Hadi görüşürüz” sözleri iddianamede
İddianamede olay anına ilişkin kamera ses kayıtlarının da incelendiği aktarıldı. Bilirkişi değerlendirmesinde, düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin “Hadi görüşürüz” dediği belirtildi.
Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter tarafından söylendiği kanaatine vardı. İddianamede ayrıca Gülter’in annesini kalça altından iki eliyle kavrayarak ayaklarını yerden kestiği ve pencereden aşağı attığının değerlendirildiği kaydedildi.
“Bir gün camdan atıp öldüreceğim” iddiası
İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesinin ölmesini istediğini gösterdiği ileri sürülen mesaj ve tanık anlatımlarına da yer verildi.
Bazı tanıklar, Gülter’in kendilerine annesini “Bir gün camdan atıp öldüreceğini” söylediğini öne sürdü. Dosyada ayrıca “Bıktım bu annemden”, “Gebersin” ve “Bu kadın ölsün” gibi ifadelerin yer aldığı mesajlaşmaların bulunduğu belirtildi.
Savcılık, bu mesaj ve anlatımları olayın önceden tasarlandığı iddiasını destekleyen deliller arasında değerlendirdi.
Düşmenin kaza olup olmadığı araştırıldı
İddianamede evdeki kamera kayıtlarının ham görüntülerindeki seslerin de ayrıntılı şekilde incelendiği belirtildi. Gül Tut’un düşmesinden önce kısa aralıklarla üç farklı çarpma ve darbe sesi duyulduğu kaydedildi.
Bilirkişi değerlendirmesinde, bazı sesler arasındaki zamanlamanın Gül Tut’un pencereden çıkışı ile beton zemine çarpması arasındaki süreyle büyük ölçüde örtüştüğü aktarıldı.
Olayın gerçekleştiği odada kayganlaştırıcı herhangi bir maddeye rastlanmadığı, Gül Tut’un intihar düşüncesine ilişkin tıbbi bir bulgu bulunmadığı ve birçok tanığın sanatçının yükseklik korkusu olduğunu anlattığı da dosyaya girdi.
Savcılık dışarıdan müdahale ihtimaline dikkat çekti
Bilirkişi heyeti, Gül Tut’un vücut yapısı ve pencerenin yüksekliği dikkate alındığında geriye doğru düşmesi için dışarıdan bir kuvvet veya temas bulunmasının kaza ihtimalinden daha mümkün olduğu yönünde değerlendirme yaptı.
Buna karşın Adli Tıp Kurumu, yüksekten düşmenin intihar, kaza veya başka bir kişinin etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin yalnızca tıbbi incelemeyle ayırt edilemeyeceğini ve olayın adli soruşturmayla aydınlatılması gerektiğini bildirdi.
Olay sonrası mesajların silinmesi de dosyada
Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan sonra eski erkek arkadaşı K.E.’den telefon ekranını paylaşmasını ve aralarındaki bazı mesajları silmesini istediğini belirtti.
İddianamede Gülter’in ayrıca olay gecesi ve annesiyle yaşadığı sorunlar hakkında konuşmaması yönünde K.E.’ye baskı yaptığı, Sultan Nur Ulu’yu da yanında tutmaya çalıştığı ve gerçekleri anlatmaması için tehdit ettiği iddiaları yer aldı.
Yurt dışına çıkış görüşmesi iddianamede
İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun olaydan sonra İstanbul’da kaldıkları otelde yurt dışına nasıl çıkabilecekleri konusunda bir kişiyle telefon görüşmesi yaptığı belirtildi.
Gülter’in olay sonrasında telefonunu değiştirdiği, cihazı fabrika ayarlarına döndürdüğü ve bazı mesajların silinmesini istediği de savcılık tarafından dosyadaki destekleyici deliller arasında gösterildi.
Dijital incelemede dikkat çeken aramalar
Tuğyan Ülkem Gülter’in dijital materyallerinde uyuşturucuların saçtan ne zaman temizlendiğine ilişkin çeşitli internet aramalarının tespit edildiği belirtildi.
Gülter’in ayrıca “çözülmemiş davalar”, “seri katil davası” ve “suçluyu bulma” gibi ifadelerle bir kutu oyununu incelediği kaydedildi. Ancak Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu’dan alınan saç örneklerinde uyuşturucu veya uyarıcı madde tespit edilmediği, aramalarda da suç unsuruna rastlanmadığı belirtildi.
Sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, mesaj kayıtları, tanık ifadeleri, ses analizleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışları birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in annesini tasarlayarak öldürdüğü iddiasında bulundu.
Mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle birlikte Güllü’nün ölümüyle ilgili yargılama süreci başlayacak. Ancak iddianamede yer alan suçlamalar ve değerlendirmeler henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı anlamına gelmiyor; sanıkların hukuki durumu yargılama sonucunda belirlenecek.
0 Yorum
Henüz onaylı yorum yok.